Göz Sağlığı


Göz Sağlığı|Kadromuz|Birimler|Poliklinikler|Bilimsel Çalışmalar|Göz Hastalıkları


GÖZÜN YAPISI

     Gözlerimiz vücudumuzdaki en karmaşık organlardan biridir. Işık sinyallerini beyine iletmekle görevli olan gözümüz, tıpkı beynin uzantısı olan doğal bir kamera gibi çalışmaktadır. Fotoğraf makinesinde olduğu gibi bir diyaframı, bir lensi ve filmi vardır. Gözün her parçası belirli hastalıklardan etkilenebilir ve bu hastalıklar konunun uzmanı göz doktorları tarafından değerlendirilmelidir.

Kornea
     Kornea, tıpkı saat camı gibi gözün en dışında olan saydam bir katmandır. Göz içine gelen ışığın düzgün olarak kırılmasını sağlar, bu yüzden yapısının düzenli olması lazımdır. Korneanın üzerindeki en ufak bir çizik dahi ciddi ağrıya yol açar. Korneanın hemen altında görülen renkli kısım iristir. İrisin ortasında göz bebeği olarak bilinen siyah kısım ortamın aydınlık durumuna göre büyür ve küçülür.

Konjonktiva
     Konjonktiva gözün beyaz kısmını (sklera) dışarıdan saran damarlı ve şeffaf bir kılıftır. Enfeksiyon ya da alerji gibi durumlarda kızarıklığı veren kısımdı

Sklera
     Sklera gözün beyaz kısmıdır.

Lens
     Tıpkı fotoğraf makinelerinde görüntünün net olarak filmin üzerine düşmesi için fokus yapan lens sistemi gibi, gözümüzün içindeki lens de ışığın gözün duyarlı kısmı olan retinanın üzerine fokuslamak için işlev görür. Saydam bir organdır. Saydamlığını kaybetmesi katarakt denilen rahatsızlığa yol açar.

Pupil
     Gözün renkli kısmı olan irisin ortasındaki siyah boşluk, göz bebeğidir. Ortamın ışık şiddetine göre büyür ya da küçülür.

Retina
     Gözün ışığa hassas olan, ışığı algılayan kısımıdır. Buradan alınan bilgi görme siniri olan optik sinir yoluyla beyne iletilir.

Uvea
     Gözün renkli kısmı olan irisin, gözün arkasına doğru devam etmesiyle oluşan yapıdır. 3 kısımdan oluşur; iris, siliyer cisim ve koroid. Bu yapının iltihabı veya yangısı durumunda üveit denilen hastalık oluşur.

Maküla (sarı cisim)
     Retinanın merkezinde yer alır, merkez görmemizi ve ince detayları seçmemizi sağlar. Bu kısımda oluşan ufak değişiklikler dahi görmede ciddi sorunlara yol açabilir.

Vitre
     Gözün arkasında, içinde bulunan gözün küreye benzer yapısını korumasını sağlayan, jöle benzeri yapıdır. Sinek uçuşmaları şeklinde tarif edilen şikayetler genellikle vitredeki değişikliklere bağlıdır.

Optik sinir
     Optik sinir gözün beyine bağlantısını sağlayan yoldur. Gözün algıladığı görüntüleri beyne taşır.

Göz Kapakları
     Göz kapakları göz sağlığınız için vazgeçilmez organlardır. Göz sağlığı için çok önemli olan ıslaklığı sağlarken, toz ve yabancı cisimlerin göz içine girmesine engel olurlar. Göz kapaklarının yardımı olmadan gözler çabucak kurur ve yabancı cisimlerden korunması imkansız hale gelir.

Lakrimal sistem (Gözyaşı sistemi)
     Gözyaşı sistemi minyatür bir kanal sistemidir. Bu sistem gözyaşlarının devamlı olarak yanaklarımızdan süzülmesini engeller. Gözün yüzeyinde devamlı üretilen gözyaşı, göz kapaklarının buruna yakın yerindeki iki minik delikten süzülerek gözyaşı kesesine iner, oradan da genzimize boşalır. Bu sistemin tıkanması sonucu, soğuk hava ve rüzgarda daha sonra sürekli göz yaşarması oluşur. İltihaplanma, yaralanma sonucu tıkanıklık oluşabilir. Yaklaşık her 5 çocuktan biri doğduğu anda gözyaşı sistemi tam olarak açılmamıştır. Bunun sonucu olarak uzun süreli ve düşük şiddetli bir iltihaplanmaya yol açar, kapakların iç kısmında çapak birikmesi oluşur.

Orbita
     Orbita, göz küresini çevreleyen kemik yuvadır. Kaşlarınıza hafif bir basınç uyguladığınızda altta hissettiğiniz orbitanın üst sınırıdır. Kaşları dış kısıma doğru takip ederseniz gözü çepeçevre saran orbitanın sınırlarını hissedebilirsiniz. Göz küresi ile kemik arasında yağ, kas, damarlar gibi yumuşak yapıların oluşturduğu yastığa benzeyen sistem vardır. Bu yumuşak dokuların tümör gibi anormal durumlarında göz dışarıya doğru itilir. Orbita kemikleri dıştan gelen darbeler sonucu kırılabilir.
 

GÖZ MUAYENESİ

     Her insan göz hastalıkları uzmanı tarafından düzenli olarak muayene edilmelidir. Bu muayenenin ne sıklıkta olacağı yaşınıza, genel sağlık durumunuza ve herhangi bir göz hastalığınız olup olmamasına bağlıdır.
     Rutin göz muayenesinde göz doktorunuz görme seviyenizi ve göz sağlığınızı değerlendirecektir. Muayeneden önce, diabet veya yüksek tansiyon gibi, bir sistemik hastalığınız olup olmadığını; ve ilaç kullanıp kullanmadığınızı doktorunuza belirtmelisiniz. Bir göz hastalığınız olmasa dahi, ailenizde var olan hastalıkları söylemelisiniz.
     Muayenenin başlangıcından önce otorefraktometre aleti ile gözünün miyop, hipermetrop yada astigmat varlığıyla ilgili bir ölçüm alınır.
     Doktorunuz muayene başlangıcında görme keskinliğinizi değerlendirecektir. Bu sizin ne kadar net gördüğünüzün ölçüsüdür. Bu muayenede belirli bir miktar uzaktaki harfler sayılar yada şekiller size gösterilecektir. Bu harfler değişik büyüklüktedirler. Bir noktadan sonra muhtemelen tüm harfleri net göremeyebilirsiniz. Bu muayene sonunda doktorunuz görme seviyenizi belirleyecek ve miyop, hipermetrop ya da astigmatizmanız olup olmadığı hakkında sizi bilgilendirecektir.
     Muayenenin devamında doktorunuz çeşitli ışıklar ve enstrümanlar yardımıyla göz kapaklarınızı, göz yüzeyini, ve gözün içini ve arkasını değerlendirecektir. Göz içi basıncınızın değerlendirilmesi de normal muayenenin bir parçasıdır. Muayenenin herhangi bir anında göz hareketleriniz de değerlendirilecektir.
     Normal göz muayenesinde muayene olan için ağrı verici bir müdahele söz konusu değildir. Ancak gözün ön ve arka kısımları değerlendirilirken kullanılan ışıktan dolayı geçici bir kamaşma oluşabilir. Bazı muayenelerde doktorunuz göz bebeklerinizi genişletmek için damla kullanmak isteyebilir. Bu damla sonrasındaki bir kaç saat boyunca yakın görmede bozulma ve ışıktan rahatsız olma gibi geçici şikayetler oluşabilir.

Ne Kadar Sıklıkta Göz Muayenesi Olmalıyım?
     Gözlerinizle ilgili görme bozukluğu, ağrı gibi bir problem yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir göz doktoruna muayene olmanız gerekir.
     50 yaşından küçükseniz, bilinen bir göz ya da sistemik rahatsızlığınız yoksa ve gözlerinizle ilgili şikayetiniz de yoksa 2-4 yılda bir muayene olmanız yeterlidir. 50 yaşının üzerinde en az 2 yılda bir muayene olmak bu yaşlarda gelişebilen katarakt ve göz tansiyonu gibi göz hastalıklarının erken tanısı açısından önemlidir.
     Çocukların öğrenmesi görmeleriyle direkt olarak alakalıdır. Bu yüzden çocuklar her yıl göz muayenesi olmalıdırlar. Şeker hastalığı gibi özel sağlık durumlarında göz doktorunuzun size önereceği sıklıkta muayene olmanız göz sağlığınız açısından önemlidir.
     Glokom ve üveit gibi bilinen bir göz hastalığı olan hastaların düzenli olarak göz muayenesine gelmeleri gerekir.